
Bir şeyin mükemmel olabilmesi için gerekli şartlar hiçbir zaman sağlanamaz. En fazla “daha iyi” yapabilirsin.
Mükemmel hiçbir zaman olmaz. Mesela bir ip düşün; Tırmanıyorsun tırmanıyorsun ama sonuna varamıyorsun. İpin sonu yok çünkü. İnsan da öle değil mi zaten.
Ne kadar çok şey öğrenirsen öğren yine öğrenecek şeyler oluyor, Sağlığımıza ne kadar dikkat edersek edelim sonuçta öleceğiz. Bir yapı da en ufak bir hata varsa o mükemmeliyetten bir adım geridedir. Dünya da hiçbir şey, hiçbir zaman mükemmel olmayacak.
Sanırım mükemmel dediğimiz şeyin tanımına en iyi Tanrı uyuyor. Her bakımdan mükemmel, hiçbir derdi yok. Hiçbir şeye ihtiyacı yok ve kimseye muhtaç değil. Arıza yapmıyor, bozulmuyor, öksürmüyor ve nefes almıyor. Aşık ol(a)muyor. Eee? Yaşanacak ne kaldı ki? Sanırım tanrı olmakta güzel bir şey değildir. Öle zannediyorum bana verdiği kuş kadar beynimle…
Düşünsene hiç ölmüyorsun ve hiçbir zaman bir kızı öpmenin hazzına varamayacaksın; Gerçi o tanrı “kızı öpmenin hazzı” diyip parmağını şıklattığı zaman hissedebilir belki o duyguları. Ne bileyim! Ama iyi bir şey değildir be. Her imkan olduğu zaman da vakit geçiremessin. İşte böle bizler gibi kendine oyuncak yapar, birazda akıl verir eğlenirsin. Başka napıcak tanrı? Ne zevkleri olucak ki?. Kuran da şöle bir tabir var tanrının bizi yaratma sebebiyle ilgili “Ben keşfedilmek isteyen bir hazineyim”. Bu ne ki şimdi, değil mi? Yani sen tanrısın ne keşfedilmesi. Her imkan elinde neden keşfedilmek isteyesin ki? En büyük sensin zaten buna neden ihtiyacın olsun? Tabi şöle bir şey de var, zaman mefhumu tanrı katında olmadığı için illaki bir şeylerle meşgul olman gerekir. Yoksa vakit geçmez. Ben tanrı olsam ben de insanları yaratırdım.
Bir tanesini çağırır “bu yanlışları yaparsanız hepinizin aq” yazılı bir kitab verir diğerlerine okuturdum. Sonra oturur “şeytanın avukatı” filmindeki tabirle göbeğim çatlayana kadar gülerdim…
Demek ki tanrı da o kadar mükemmel değilmiş. Bakın “keşfedilmek” istiyor. İstemek, bir şeye ihtiyacın olması. En ufak istekler ya da ihtiyaçlar bizim mükemmel olmamızı engelliyor. Tanrının bile gücü sonsuzken bu gücünün birileri tarafından fark edilmesini istiyor.
Bir alıcı olmadıktan sonra ürünün de bir manası kalmaz (argosu "alan olmadıktan sonra satanı si...m". Buda aynı. Bizi yaratmasaydı tanrının gücünün hiçbir anlamı kalmazdı. Sadece kendi bilir ve kendi kendiyle övünmek zorunda kalırdı...
Var olan her şeyin bir kusuru oluyor sanırım,
tanrının bile…